English

3287-ŞİRKET ORTAĞININ SERMAYE TAAHHÜT BORCUNU ZAMANINDA VEYA HİÇ ÖDEMEMESİ TRANSFER FİYATLANDIRILMASI YOLUYLA ÖRTÜLÜ KAZANÇ OLARAK DEĞERLENDİRİLEBİLECEKTİR

Sirküler No: 3287

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda ticaret şirketlerinin kuruluşunda en önemli özellik şirketin sermaye yapısıdır.

T.T.K.’nun 128’inci maddesi hükmüne göre; ticaret şirketlerinde şirketin her ortağı, usulüne göre düzenlenmiş ve imza edilmiş şirket sözleşmesiyle koymayı taahhüt ettiği sermayeden dolayı şirkete karşı borçlu durumundadır.

Şirket, her ortağın sermaye koyma borcunu yerine getirmesini isteyebileceği ve dava edebileceği gibi, yerine getirmede gecikme sebebiyle uğradığı zararın tazminini de isteyebilir. Tazminat istemi için ihtar şarttır. Şahıs şirketlerinde bu davayı ortaklar da açabilir.

Ortaklarca, sermaye olarak konulması taahhüt edilen hakların korunması için, kurucular tarafından ortaklar aleyhine ihtiyati tedbir istenebilir. Tedbir üzerine açılacak davalar için, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda öngörülen süre ancak şirketin tescil ve ilanı tarihinden işlemeye başlar.

T.T.K.’nun “Nakdî sermaye” başlıklı 344’üncü maddesinde ise;

Nakden taahhüt edilen payların itibari değerlerinin en az yüzde yirmibeşi tescilden önce, gerisi de şirketin tescilini izleyen yirmidört ay içinde ödenir.

Sermaye Piyasası Kanunu’nun pay bedellerinin ödenmelerine ilişkin hükümler saklıdır.

Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre, ticaret şirketlerinin kuruluşunda şirkete ortak olmak için sermaye taahhüdü gerekmekle birlikte taahhüt edilen sermayenin yine ortak tarafından kanunda belirlenen sürelerde ödenmesi gerekmektedir.

Ödeme nakden olabileceği gibi ortağın şirketten olan alacağına karşı mahsubu suretiyle sermaye taahhüt borcunun ödenmesi mümkün olabilecektir.

Türk Ticaret Kanunu’nun 129’uncu maddesine göre, bir ortağın sermaye taahhüt borcunu yerine getirmemesi durumunda ortağın temerrüt faizi ödemesi gerekeceği, aynı kanunun 482 maddesinin (1) fıkrasında ise; Sermaye koyma borcunu süresi içinde yerine getirmeyen pay sahibi, ihtara gerek olmaksızın, temerrüt faizi ödenmesi gerekeceği hüküm altına alınmıştır.

Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulan bir şirketin temel amacı kâr elde etmektir.  Kârın elde edilmesinde ilişkili kişiler lehine muvazaalı işlemler ile azaltılması mümkün bulunmamaktadır.

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu yönünden kurumun kendi ortağı kurum açısından ilişkili kişi durumundadır. Dolayısıyla bir şirketin faaliyetleri süresince ilişkili kişi dışındaki kişi, kurum ve kuruluşlarla yapmış olduğu her türlü iş ve işlemler ilişkili kişiler için de uygulanacaktır.

Transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı müessesesindeki asıl amaç, haksız yollardan kurum kazancının azaltılmasının önlenmesi için uygulamaya konulmuş bulunmaktadır.

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 13’üncü maddesi hükmü ile, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında en önemli özellik emsallerine uygunluk ilkesi olarak belirlenmiştir.

Kurumların ilişkili kişilerle yapmış oldukları iş ve işlemlerin emsallerine uygunluk ilkesine uygun olarak gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti, karşılaştırılabilir fiyat yöntemi, maliyet artı yöntemi, yeniden satış yöntemi ve mükelleflerin kendilerinin belirleyeceği yöntemler olarak belirlenmiştir.

Kurum ortakları sermaye taahhüt borcunu yerine getirmemeleri halinde, Türk Ticaret Kanunu göre temerrüt faizi ödemekle yükümlüdür.

Vergi incelemelerinde ortakların taahhüt ettikleri sermayeyi geç ödemesi veya hiç ödememesi üzerine, ödenmeyen sermaye taahhütlerinin şirket açısından ortaklardan alacak olduğu ve transfer fiyatlandırması yoluyla ortaklara örtülü kazanç dağıtımı yapıldığı gerekçesiyle emsal faiz oranı dikkate alınarak cezalı vergi tarhiyatları gündeme gelebilir.

Bu nedenle, şirketlerin sermaye taahhüt borcunu vadelerinde ödemelerini, ödeyemeyen ortaklarına KDV’li faiz hesaplamaları gerektiğini hatırlatmak isteriz.

Bilgilerinize sunar, sağlıklı günler dileriz.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.