English

Damga vergisi ile ilgili bazı hususları hatırlatmak istiyoruz

Sirküler No: 1003

Damga Vergisi üretimden tüketime kadar uzayan süreç içerisinde mal, hizmet ve servetlerin el değiştirmesi nedeniyle yapılan işlemlere resmi hüviyet kazandırmak amacı ile örneğin yapılması planlanan bir işlemi kanıtlamak için düzenlenen evraklar ya da kağıtlar üzerine konulmuş bir tüketim vergisidir.

Damga Vergisine tabi olan kağıtlar, Kanununa ekli (I) Sayılı Tabloda belirtilmiştir. Bunlar akitlerle ilgili kağıtlar, kararlar ve mazbatalar, ticari işlemlerde kullanılan kağıtlar, makbuzlar ve diğer kağıtlardır.

Vergiye tabi kağıtlar mahiyetinde bulunan veya onların yerini alan mektup ve şerhlerle, bu kağıtların hükümlerinin yenilenmesine, uzatılmasına, değiştirilmesine, devrine veya bozulmasına ilişkin mektup ve şerhlerde damga vergisine tabidir.

Bu sirkümüzde; damga vergisine tabi olan kağıtlarla ilgili özellik arz eden bazı hususları sizlere hatırlatmak istiyoruz.

1-) BİR KAĞITTA BİRBİRİNDEN TAMAMEN AYRI AKİT VE İŞLEM BULUNMASI HALİNDE DAMGA VERGİSİ

Damga Vergi Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında, bir kağıtta birbirinden tamamen ayrı birden fazla akit ve işlem bulunduğu takdirde bunların her birinden ayrı ayrı vergi alınacağı hüküm altına alınmıştır.

Örneğin, kişi ile kuruluşlar arasında taşınmazlara ilişkin düzenlenen kira mukavelenameleri binde 1,65 nispetinde damga vergisine tabidir.

Ancak, kira mukavelenamesi üzerinde üçüncü şahsın kiracı lehine kefalet vermesi halinde; iki durum söz konusu olabilmektedir.

– Kefaletin, asıl borçlu hakkında yapılan takibat sonucu alacağın tahsil edilememesi halinde hüküm ifade edecek nitelikte adi kefalet şeklinde olması halinde, kefalet şerhi asıl akitten ayrı müstakil bir işlem, bir hukuki muamele niteliğinde olduğundan mukavele süresine göre kiralama bedelinden hesaplanacak binde 1,65 nispetindeki damga vergisine ilaveten kefalet şerhinden de binde 8,25 oranında damga vergisi hesaplanacaktır.

– Kira mukavelesine konan şerhin “müteselsil kefil” veya müteselsil kefil ve müşterek borçlu” sıfatıyla konulması halinde, kefalet şerhi asıl akitle birbirine bağlı ve bir asıldan doğma akit ve işlemler niteliğinde değerlendirildiğinden, kağıtta yer alan akit ve işlemler içerisinde en yüksek vergi alınmasını gerektiren tutarın dikkate alınması gerekmektedir.

2-) BİR KAĞITTA BİRBİRİNE BAĞLI VE BİR ASILDAN DOĞMA BİRDEN FAZLA AKİT VE İŞLEM BULUNMASI HALİNDE DAMGA VERGİSİ HESABI

Damga Vergi Kanununun 6. maddesinin 2. fıkrasında; “bir kağıtta toplanan akit ve işlemler birbirine bağlı ve bir asıldan doğma oldukları takdirde damga vergisi, en yüksek vergi alınmasını gerektiren akit veya işlem üzerinden alınır.” Hükmüne yer verilmiştir.

Düzenlenen mukavelenamelerde, mukavele konusu esas işin bedelinden ayrı damga vergisi alınmasını gerektiren teminat, ceza şartı ve sigorta yaptırma bedellerine de yer verilmektedir. Bu durumda da verginin bunlardan en yüksek vergi alınmasını gerektiren akit ve işlem bedeli üzerinden alınması gerekmektedir.

Örneğin, bir kafeteryanın işletilmesi karşılığında aylık 2.000,00 TL kira bedeli üzerinden beş yıllık bir sözleşme yapılmıştır. Kiraya veren kiranın başlangıcından itibaren 1 ay içinde işyerinin çatısını yeniden yaptıracağını taahhüt etmiş, yaptırmadığı takdirde 30.000,- TL ceza ödemeyi kabul etmiştir.

Bu sözleşmede bir asıldan (kira işlemi) doğma ve birbirine bağlı iki ayrı akit vardır. Kira sözleşmesi ve ceza ödeme taahhüdü. Kira sözleşmesi binde 1,65, ceza şartı ise binde 8,25 oranında damga vergisine tabiidir. Kira sözleşmesine göre damga vergisi matrahı (2.000,00 TL/ay x 12) x 5 yıl = 120.000,- TL’dir. Damga vergisi ise 72,72,- TL’dir. Ceza şartı işleminin ise damga vergisi matrahı 30.000,- TL’dir. Damga vergisi ise 247,50 TL’dir.

Kanunun yukarıda belirtilen hükmü gereği damga vergisi olarak 247,50 TL’ nin beyan edilip  ödenmesi gerekmektedir.

3-) EK SÖZLEŞME DÜZENLENEREK SÖZLEŞME SÜRESİNİN UZATILMASI

Damga Vergisi Kanunu’nun 14. maddesinde; “mukavelenamelerin müddetinin uzatılması halinde aynı miktar veya nispette vergi alınır.” hükmüne yer verilmiştir.

Sürenin asli unsur olduğu sözleşmelerde, bunların aynı şartlarla bir süre daha uzatılması ile ilave olunan veya tekerrür eden bir meblağ ortaya çıkmış bulunuyorsa bu meblağ üzerinden ve sözleşmeye uygulanan oranda damga vergisinin ödenmesi gerekir.

Örneğin, 01.01.2009-31.12.2009 tarihleri arasında aylık 500,- USD ile verilen bilgisayar bakım ve onarım hizmetleri sözleşmesinin, 25.12.2009 tarihinde düzenlenen ek bir sözleşme ile 01.01.2010-31.12.2010 tarihlerini kapsayacak şekilde aynı şartlarla uzatılması halinde, sözleşme süresince ödenecek olan 6.000,- USD üzerinden ek sözleşmenin imzalandığı tarihteki T.C. Merkez Bankası döviz satış kuru dikkate alınarak bulunacak TL karşılığı üzerinden binde 8,25 oranında hesaplanacak damga vergisinin  ödenmesi gerekir.

4-) SÜRESİ KENDİLİĞİNDEN UZAYAN SÖZLEŞMELERDE DAMGA VERGİSİ

Ancak sözleşmelere sözleşme süresinin kendiliğinden uzamasına dair hükümler konulabilmektedir. Bu durumda sözleşmenin içerdiği bir hükümden yararlanılarak süre kendiliğinden uzamaktadır. Sözleşme hükümlerinden, kendiliğinden uzayan süre içinde yararlanma durumunun doğduğu ve süre uzamasına ilişkin damga vergisinin konusunu teşkil eden yeni bir sözleşme ile sözleşme yerine geçecek bir kağıt düzenlenmediği için sürenin uzadığı gerekçesi ile uzayan süre için ayrıca damga vergisi beyan edilip ödenmesi gerekmez.

Bunun içinde düzenlenen sözleşmelerin sürelerinin bitiminden itibaren süresinin uzatılmasının uygun olacağının düşünülmesi halinde sözleşmelerin süre maddesine ayrı bir paragraf olarak;

“İşbu sözleşmenin bitim tarihinden en az 30 gün önce taraflardan biri karşı tarafa sözleşme süresinin uzatılmasını istemediğini bildirmediği takdirde sözleşme süresi kendiliğinden …..ay/yıl daha uzar.” hükmünün konmasını tavsiye ederiz .

5-) YABANCI MEMLEKETLERLE TÜRKİYE’ DEKİ YABANCI ELÇİLİK VE KONSOLOSLUKLARDA DÜZENLENEN KAĞITLARIN DAMGA VERGİSİ

Damga Vergisi Kanununun 3’ üncü maddesinin son paragrafında; “Yabancı memleketlerle Türkiye’deki yabancı elçilik ve konsolosluklarda düzenlenen kağıtların vergisini, Türkiye’ de bu kağıtları resmi dairelere ibraz eden, üzerlerinde devir veya ciro işlemleri yapanlar veya her hangi bir suretle hükümlerinden faydalananlar öderler. ……” hükmüne yer verilmiştir.

Yukarıdaki kanun hükmünden yabancı memleketlerde düzenlenen kağıtların resmi dairelere ibraz edilmediği, üzerlerinde devir veya ciro işlemleri  yapılmadığı sürece damga vergisinin doğmayacağı anlaşılmaktadır. Ancak, fıkranın sonunda yer alan “her hangi bir suretle hükümlerinden faydalanma” cümlesini Maliye yurtdışında düzenlenen sözleşmelere ilişkin olarak, sözleşmede yer alan bazı haklardan ya da hususlardan Türkiye’de yararlanılması veyahut o kağıda dayanılarak Türkiye’de bazı işlemler yapılması o kağıdın hükümlerinden Türkiye’de yararlanıldığı sonucunu doğurduğu görüşleriyle, faydalanma şartını çok geniş yorumlamaktadır. Aynı şekilde, Danıştay Dava Daireleri Genel Kurulu ise aldığı bir kararında; “Damga vergisinin konusunu oluşturan her kağıt, taraflara haklar yaratan ya da borç ve yükümlülükler getiren, böylelikle akit tarafların hukuki durumunu belli eden veya ispat imkanı sağlayan belgedir. Kağıdın hükmünden yararlanma da; onun herhangi bir hukuki ticari ya da benzer bir amaca bağlı olarak kullanılması sözleşmeyle öngörülen hak ve yükümlülüklere işlerlik kazandırılması olarak tanımlanabilir. Yurtdışında düzenlenen kağıda Türkiye’ de işlerlik kazandırılması sonucu vergiyi doğuran olay gerçekleşmiş olmaktadır.” Şeklinde karar vermiştir.

Bu nedenle, yabancı memleketlerde düzenlenen kağıtlar resmi dairelere ibraz edilmese, üzerlerinde devir veya ciro işlemleri  yapılmasa dahi hükümlerinden faydalanınca yani sözleşmede bahsedilen mal, hizmet alınması, avans veya bedel ödenmesi gibi durumlarda  damga vergisine tabi tutulması gerekmektedir.

6-) TAAHHÜT İŞLERİNDE DAMGA VERGİSİ

İhale İşleri;

Bir taahhüt işi başlamadan önce ilk önce ilgili idare tarafından taahhüt işi yaptırılması için karar alınır. İhale kararlarına ilişkin damga vergisini doğuran olay, ihale kararının ihale yetkilisi tarafından onaylandığı andır. Her türlü İhale Kararları; binde 4,95 nispetinde damga vergisine tabidir. Genel bütçeli daireler tarafından alınan ihale kararlarına ait damga vergisinin, ihale kararının müteahhide tebliğinden itibaren en geç 15 gün içinde, verginin mükellefi olan müteahhitlerce, genel bütçeli idarelere hizmet veren saymanlıklara veya mükellefin gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı olduğu vergi dairesine, ihale kararının tebliğinden itibaren en geç 15 gün içinde, beyanname verilmeksizin, makbuz karşılığı ödenmesi gerekmektedir.

a-) Sözleşmeler;

488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’na ekli (1) sayılı Tablo’nun I- Akitlerle İlgili Kağıtlar Bölümünün A/1 fıkrasına göre, ihale kararlarının uygulanmasına ilişkin olarak düzenlenen sözleşmeler; binde 8,25 oranında damga vergisine tabidir. Ancak sözleşmenin noterde düzenlenmesi halinde, damga vergisi noter tarafından makbuz karşılığı tahsil edilir ve vergi dairesine ödenir.

b-) Hakediş Ödemeleri;

488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun 1 ve 14. maddeleri uyarınca resmi daireler tarafından yapılan mal ve hizmet alımlarına ilişkin hakediş ödemelerinden damga vergisi kesintisi yapılması gerekmektedir. Hakediş ödemelerinde uygulanacak olan oran; binde 8,25’ dir.

c-) İlave İş Oluru ve Sözleşmelerin Devri;

 Damga vergisi kesintisi uygulamalarında dikkat edilmesi gereken hususlardan birisi, ilave iş olurudur. İlave iş olurunda, belirli bir miktarı ihtiva eden sözleşme tutarının artışı yönünde bir değişiklik olmaktadır. İlave iş oluru alındığında ilave iş tutarındaki ihale bedeli üzerinden Damga Vergisi Kanunu’na ekli (1) sayılı tablonun “I-Akitlerle İlgili Kağıtlar” kısmının (1-a) fıkrası uyarınca binde 8,25 oranında damga vergisi kesintisi yapılması gerekir.

Diğer bir husus ise, sözleşmenin başka bir yükleniciye devri halinde sözleşmenin aslından alınacak olan verginin 1/4’ü oranında damga vergisi kesintisi yapılması gereklidir. Damga vergisi KDV’siz tutar üzerinden hesaplanır.

7-) DÖVİZ KAZANDIRICI FAALİYETLERDE DAMGA VERGİSİ İSTİSNASI

5035 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 28 inci maddesi ile 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa eklenen Ek-2 nci maddesi ile döviz kazandırıcı faaliyetlere ilişkin işlemlerle ilgili damga vergisi istisnası uygulamasının usul ve esasları belirtilmiştir.

Kanunun yayımı tarihinden sonra hangi işlemler için düzenlenen kağıtların damga vergisinden istisna olacağı değişik tarihlerde yayımlanan 1, 2, 3 ve 4 Seri No’ lu Döviz Kazandırıcı Faaliyetlerde Damga Vergisi ve Harç İstisnası Uygulaması Hakkında tebliğlerde açıklanmıştır.

Tebliğlerle yapılan düzenlemede Döviz kazandırıcı faaliyetlerle ilgili istisna;“İhracat İşlemleri” ve “Diğer Döviz Kazandırıcı Faaliyetler” olmak üzere iki ana başlık altında toplanmıştır.

İhracat karşılığı yapılacak ödemeler (Katma değer vergisi iadesi ile bu iadenin mükellefin veya mükellefe ihraç edilen malı teslim edenlerin vergi ve Sosyal Sigortalar Kurumu prim borçları ile genel ve katma bütçeli idarelere olan borçlarına mahsubu dahil),

– İhracattan doğan alacağın ihracatçı tarafından temliki,

–  İhracat bağlantıları için düzenlenecek anlaşmalar,

– Transit ticarete konu malın satın alınması ve satılması,

– Tedarik edildikleri şekliyle ihraç edilmek üzere mal alımı,

– 4458 sayılı Gümrük Kanununun 131 inci maddesine istinaden ithalat vergilerinden tam muafiyet suretiyle geçici ithalat rejimine tabi ambalaj maddeleri ithali,

– Dahilde İşleme İzni kapsamında yapılan ithalat,

– Dahilde İşleme İzin Belgesi kapsamında yapılan ithalat veya yurt içi alımlar

ile ilgili işlemler ve bu işlemler sebebiyle düzenlenen kağıtlara (gümrük idarelerine verilen beyannameler dahil) ihracata ilişkin olduğunun tevsik edilmesi kaydıyla, işlem yapan kuruluşlarca re’sen damga vergisi ve harç istisnası tatbik edilecektir.

Diğer  döviz kazandırıcı faaliyetlerin neler olduğu tebliğlerde tek tek belirtilmiştir.

8- ELEKTRİK PİYASASI KANUNUNA GÖRE TANINAN İSTİSNA

4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 14/c maddesi ile 31.12.2012 tarihine kadar işletmeye girecek üretim ve otoprodüktör lisansı sahibi tüzel kişilerin;

Üretim tesislerinin yatırım döneminde, üretim tesisleriyle ilgili yapacakları işlemler ve düzenleyecekleri kağıtlar  damga vergisi ve harçtan müstesna tutulmuştur.

9-) SERBEST BÖLGELERDE DAMGA VERGİSİ İSTİSNASI

3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi ile; Avrupa Birliğine tam üyeliğin gerçekleştiği tarihi içeren yılın vergilendirme döneminin sonuna kadar, serbestbölgelerde gerçekleştirilen faaliyetlerle ilgili olarak yapılan işlemler ve düzenlenen kağıtlar damga vergisi ve harçlardan müstesna tutulduğu belirtilmiştir.

10- ÜCRETLERDE DAMGA VERGİSİ

Damga Vergisi Kanununa ekli I Sayılı Tablonun IV-1/b bendinde, maaş, ücret, gündelik, huzur hakkı, aidat, ihtisas zammı, ikramiye, yemek ve mesken bedeli, harcırah, tazminat ve benzeri her ne adla olursa olsun hizmet karşılığı alınan paralar (avans olarak ödenenler dahil) binde 6,6 oranında damga vergisine tabidir.

11- TEKLİF MEKTUPLARI

Şirketler imal ettikleri ya da alım satımını yaptıkları mallar veya yapacağı hizmetler için diğer firmalara teklif vermektedirler. Bu tekliflerde genelde yazılı yapılmaktadır. Bu şekilde teklif mektubu düzenlenmesi ve teklifi alan firma tarafından da yazılı olarak cevap verilmesi halinde, sözleşme düzenlendiği kabul edilerek, teklif mektubu ve cevabında yer alan bilgilerden hareketle damga vergisi hesaplanması gerekmektedir.

Sipariş Formlarında da sipariş formunun siparişi veren ve siparişi alan tarafından imzalanması halinde sözleşmenin düzenlendiği kabul edildiğinden, sipariş formunda sipariş edilen mal bedeli toplamı üzerinden binde 8,25 oranında damga vergisi ödenmesi gerekmektedir.

12-) DAMGA VERGİSİ MATRAHININ TESPİTİNDE KDV’ NİN MATRAHA DAHİL EDİLMEYECEĞİ

Damga vergisinin katma değer vergisi hariç olmak üzere sadece işin bedeli üzerinden hesaplanması gerekmektedir. Dolayısıyla, Katma Değer Vergisi dahil edilerek düzenlenen kağıtlardan yatırılması icabeden damga vergisinin ise katma değer vergisi tutarı düşüldükten sonra kalan meblağ üzerinden hesaplanması gerekmektedir.

13-) AZAMİ DAMGA VERGİSİ

Kağıtların Damga Vergisi bu kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı nispet veya miktarlarda alınır. Şu kadar ki her bir kağıt için hesaplanacak vergi tutarı (1) sayılı tabloda yer alan sınırlamalar saklı kalmak üzere (2010 yılı için) 1.136.904,10 Türk Lirasını  aşamaz. Bir önceki yılda uygulanan bu azami tutar, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, o yıl için tespit ve ilan olunan yeniden değerleme oranında artırılır.

14-) SÜREKLİ DAMGA VERGİSİ MÜKELLEFİYETİ

Katma bütçeli idareler, il özel idareleri-belediyeler, döner sermayeli kuruluşlar, bankalar kamu iktisadi teşebbüsleri, devlet ve kamu iktisadi teşebbüsleri iştirakleri, özerk kuruluşlar, diğer kamu kurumları ve anonim şirketler damga vergisini makbuz karşılığı vergi dairesine ödemek zorundadırlar. Bunun içinde damga vergisi defterleri tutmaları zorunludur. Makbuz karşılığı ödenecek vergi bulunmaması halinde damga vergisi beyannamesi verilmesine gerek olmadığı gibi bu hususun vergi dairesine bir dilekçe ile bildirilmesine de gerek yoktur.  Ödenecek vergi olduğu ayda beyanname verilmesi yeterlidir.

Bunlar dışında yer alan Kurumlar Vergisi Kanununa tabi olan diğer mükellefler, kollektif ve adi komandit şirketler, bilanço ve işletme hesabı esasına göre defter tutan gerçek kişiler ile serbest meslek erbabı da damga vergilerini vergi dairesine makbuz karşılığı ödeyebilirler. Yukarıdaki uygulamadan faydalanabilmek için, uygulamaya başlamadan önce damga vergisi defterlerini notere tasdik ettirmeleri ve bağlı bulundukları vergi dairelerine damga vergisi mükellefiyetlerini tesis ettirmeleri gerekmektedir.

sürekli damga vergisi mükellefiyeti bulunmayan gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin düzenledikleri kağıtlara ilişkin damga vergisini, gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı oldukları vergi dairelerine,

488 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında olan ve gelir veya kurumlar vergisi yönünden mükellefiyeti bulunmayan mükelleflerin süreksiz mükellefiyet çerçevesinde düzenledikleri kağıtlara ilişkin damga vergisini,

-Tek vergi dairesi bulunan il ve ilçelerde mevcut vergi dairelerine,

-Bağımsız vergi dairesi olmayan ilçelerde bağlı vergi dairesine (Malmüdürlüklerine),

-Birden fazla vergi dairesi bulunan il ve ilçelerde bu vergi dairelerinden herhangi birine,

kağıdın düzenlendiği tarihi izleyen onbeş gün içinde damga vergisi beyannamesi ile beyan edip aynı süre içinde ödemeleri gerekmektedir.

15-) KAĞITLARDA BELLİ BİR PARA BULUNMAMASI

Damga Vergisi Kanununun 10’ uncu maddesinin son fıkrasında; belli para deyiminin, kağıtların ihtiva ettiği veya kağıtlarda yazılı rakamların hasıl edeceği parayı ifade edeceği hükme bağlanmıştır. 4’ üncü madde hükmüne göre, kağıtların mahiyetinin tayininde, atıf yapılan kağıdın mahiyeti nazara alınacağından, kağıt ekleri ve atıf yaptığı diğer kağıtlardaki rakamlar da, asıl kağıttaki rakamlar yerine geçer. Damga vergisine matrah olacak tutar, gerektiğinde bu rakamların hasıl edeceği tutara göre bulunur.

Kağıtta verginin hesabına esas alınacak meblağın özel şekilde belirtilmemiş olması vergilemeyi etkilemez. Örneğin, bir taşıma sözleşmesinde, on bin ton kömürün toplam 400.000,- TL’ ye taşınacağı yazılı olduğunda, vergi, halen geçerli olan binde 8,25 oranı ile 400.000,- TL üzerinden hesaplanır. 3.300,- TL olarak bulunur. Sözleşmede toplam taşıma bedeli gösterilmeyip on bin ton kömürün tonu 40,- TL’ ye taşınacağı belirtildiğinde, vergi gene 400.000,- TL üzerinden aynı tutarda 3.300,- TL olarak hesaplanabilmektedir. Taşıma sözleşmesinde miktardan bahsedilmemekle beraber, miktarın on bin ton olduğunun tespit edildiği başka bir kağıda atıf yapıldığında da; tonunun 40,- TL’ den taşınacağının kayıtlı olması halinde de; sonuç aynıdır. Zira bu halde de, sözleşmede ve atıf yapılan kağıtta yer alan rakamlarla tespit olunan tutar 400.000,- TL’ dir.

Bu konuyla ilgili, örneğin bir televizyon kanalında yayınlanacak bir reklamla ilgili sözleşmede, reklamın belli bir süre ile her gün yayınlanacağı ve yayın başına ödenecek para tespit edilmişse, belli para yayın sayısı ile birim fiyat çarpılarak bulunur ve damga vergisine tabi tutulur.

Bazı hallerde, belli bir meblağın oluşacağı anlaşılmakla beraber, bunun, kağıdın düzenlendiği anda hesabı mümkün olmayabilir. Yukarıdaki bir televizyon kanalındaki yayın örneğinde, yayın süresi ve birim fiyat belirtildikten sonra, reklamın, belli programlar öncesi veya arasında yapılması halinde, ayrıca belli bir miktar fark alınacağı, ancak bunun kaç defa gerçekleştirileceği konusunda yayın kuruluşunun taahhütte bulunmaması halinde, ileride az veya çok tutarda oluşacağı kesin olmadığından, bu ek meblağ, sözleşmenin düzenlendiği anda bilinmediğinden nazara alınmaz.

Bazı hallerde, sözleşmede, miktarda fiyat da görülmeyebilir. Örneğin, bir özel okulun, bir yıl süre ile ihtiyacı oldukça satın alacağı ekmeği; müteahhit durumundaki satıcının, istek üzerine, günün fiyatı ile derhal karşılayacağı şeklinde düzenlenmiş sözleşmede, belli parayı bulmaya yarayacak rakamlarda  yoktur. Bu gibi durumlarda müteahhidin, sözleşme hükümlerine uymaması halinde ödemek mükellefiyetinde olduğu tazminat miktarı varsa, bu meblağ, belli para olarak vergilemede esas alınır. Tazminatta yoksa vergi doğmaz.

Yerine getirilmeyen herhangi bir hata için cezayı rakam yerine gelecek yıl cirosunun %10’ u şeklinde yazılırsa, imza tarihinde ciro bilinemediğinden vergi doğmaz. Ancak geçmiş yıl cirosunun %10’ u kadar yazılırsa, geçmiş yıl cirosu bilindiğinden %10 kolayca hesaplanarak vergi tutarı bulunabilir.

Sözleşmede satın alınacak malın birim fiyat belli olmasına rağmen, mallar ileride alıcının vereceği siparişlere göre satın alınacağı belirtilmişse bu şekilde düzenlenen sözleşmelerde de belli para yani sözleşme bedeli olmadığından damga vergisi hesaplanmaz.  

Ayrıca, satış sözleşmelerinde, satış bedelinin vadeli tahsil edilecek olmasına bağlı olarak alınacağı öngörülen vade farkı veya faiz, satış bedelinin unsuru sayılır ve belli para tutarına dahil edilerek toplam tutar üzerinden damga vergisi hesaplanması gerekir.

Sözleşmede satın alınacak adet yazılı olduğu halde fiyat yazılı değilse bile basit bir matematiksel işlemle matrah hesaplanabilirse damga vergisi doğar. Örnek; Sözleşmeye 1000 adet buzdolabı satılacağı yazılmış fiyat yazılmamış olabilir. Ancak o şirketin sitesinde veya fiyat listelerinde o tip buzdolabının fiyatı yazılı olduğuna göre matrahı da hesaplamak mümkündür.

16-) KAĞIT ÜZERİNDEKİ BEDELİN DÖVİZ CİNSİNDEN BELİRLENMİŞ OLMASI

Damga vergisine tabi kağıtlar üzerindeki bedellerin yabancı para cinsi ile belirlenmiş olması halinde, damga vergisi, kağıdın imzalandığı tarihteki T.C. Merkez Bankası döviz satış kuru esas alınarak bulunacak TL karşılığı üzerinden hesaplanması gerekir.

17-) DAMGA VERGİSİNE TABİ KAĞIT İMZALANDIKTAN SONRA İŞLEMDEN VAZ GEÇİLMESİ

Damga vergisine tabi kağıt imzalanıp damga vergisi ödendikten sonra işlemden vazgeçilmesi halinde ödenen verginin iadesi mümkün değildir.

18-) BELLİ PARAYI İHTİVA EDEN SÖZLEŞMELERİN DEĞİŞTİRİLMESİ

Damga Vergisi Kanununun 14’ üncü maddesinin ikinci fıkrasında; “belli parayı ihtiva eden mukavelenamelerin değiştirilmesi halinde, artan miktar aynı nispette damga vergisine tabidir” hükmü yer almaktadır.

Bir satış sözleşmesi düzenlendikten sonra sözleşme süresi içinde ek bir sözleşme düzenlenerek, sözleşme süresi sonuna kadar satılacak ürünlerin birim fiyatlarının belli bir tutarda artırılması halinde artan tutar üzerinden damga vergisi hesaplanarak ödenmesi gerekir.

Sözleşmelerdeki belli para tutarında artış olmaksızın yapılan değişiklikler, damga vergisine tabi tutulmaz. Örneğin, bir sözleşme düzenlendikten sonra satışa konu malların bedellerinin faturanın düzenlediği tarihteki kur üzerinden ödeneceğine ilişkin hükmün, ödemenin yapıldığı tarihteki kur üzerinden şeklinde değişiklik yapılması halinde damga vergisi doğmaz.

19-) SÖZLEŞMELERİN DEVRİ

Devir, sözleşmenin taraflarında değişikliği ifade eder. 14’ üncü maddenin ikinci fıkrası hükmüne göre, belli parayı ihtiva eden sözleşmelerin devri halinde, aslından alınan verginin dörtte biri ödenecektir.

Örneğin, taahhüt suretiyle yapılan inşaat onarım işlerinde, birinci müteahhidin işi ve sözleşmeyi işverenin onayı ile başka bir müteahhide devretmesi halinde aslından alınan verginin dörtte birinin ödenmesi gerekir.

20-) HER NÜSHANIN AYRI AYRI AYNI ORANDA DAMGA VERGİSİNE TABİ OLDUĞU

Damga Vergisi Kanununun 5 inci maddesinde; bir nüshadan fazla düzenlenen kağıtların her nüshasının ayrı ayrı aynı nispette Damga Vergisine tabi olduğu belirtilmiştir. Yani bir nüsha düzenlenecek sözleşmeden kağıdı imzalayan taraflara sözleşmeden ıslak imzalı birer nüsha verilmek istenirse her nüsha için ayrı ayrı  aynı miktarda damga vergisi ödenmesi gerekir.

Damga vergisine tabi birden fazla nüsha olarak düzenlenmek istenen kağıtların bir nüsha düzenlenerek, aslını muhafaza edecek tarafın imzalanan sözleşmenin fotokopisini “aslı gibidir” şerhiyle tasdik ederek karşı tarafa vermesi mümkündür.

Bunun içinde sözleşmelere son paragraf olarak; “İş bu sözleşme tarafların rızaları doğrultusunda …./…/2010 tarihinde 1 (bir) nüsha olarak tanzim edilmiştir. Sözleşme aslı …………. ‘nde ………………. (aslı kendisinde kalacak olan)  tarafından ‘aslı gibidir’ şerhiyle tasdik edilmiş fotokopisi ise ……….. tarafından muhafaza edilecektir.” İbaresinin eklenmesi faydalı olur.

Bilgilerinize sunarız.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız…