English

DÖVİZLE DÜZENLENEN SÖZLEŞMELERDEKİ BEDELİN TÜRK LİRASI’NA ÇEVRİLMESİNDE DAMGA VERGİSİ UYGULAMASI

Sirküler No: 2399

Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara ilişkin Tebliğ (Tebliğ No:2008-32/34)’ de Değişiklik Yapılması Dair Tebliğ (Tebliğ NO:2018-32/51)’ in 8/24 üncü maddesinde;

“Bu madde uyarınca sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkün olmayan sözleşmelerde yer alan bedeller Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararın Geçici 8 inci maddesi kapsamında Türk parası olarak taraflarca yeniden belirlenirken mutabakata varılamazsa; akdedilen sözleşmelerde döviz veya dövize endeksli olarak belirlenen bedeller, söz konusu bedellerin 2/1/2018 tarihinde belirlenen gösterge niteliğindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası efektif satış kuru kullanılarak hesaplanan Türk parası cinsinden karşılığının 2/1/2018 tarihinden bedellerin yeniden belirlendiği tarihe kadar Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık değişim oranları esas alınarak artırılması suretiyle belirlenir.”

Açıklamasına yer verildikten sonra devamında da belirlemenin ne şekilde yapılacağı açıklanmıştır.

Damga Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde, bu Kanuna Ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olduğu, 14 üncü maddesinde de belli parayı ihtiva eden mukavelenamelerin değiştirilmesi halinde artan miktarın aynı nispette vergiye tabi olduğu, Kanuna ekli (I) Sayılı Tablonun I/A-1 bendinde de mukavelenamelerin binde 9,48 oranında damga vergisine tabi olduğu belirtilmiştir.

Yukarıda, Tebliğ ve Damga Vergisi Kanunu hükümleri birlikte değerlendirildiğinde;

Daha önce döviz cinsinden veya dövize endeksli bedellerle düzenlenen sözleşmelerdeki bedelin Tebliğ açıklamaları doğrultusunda ek sözleşme ile Türk Lirası olarak belirlenmesi halinde, asıl sözleşmenin düzenlendiği tarihteki döviz satış kuru esas alınarak belirlenen Türk Lirası karşılığı ile yeni belirlenen Türk Lirası kıyaslanmalı, sonuçta asıl sözleşme bedelinde bir artış olması halinde artan tutar üzerinden yukarıdaki Damga Vergisi Kanununun 14 üncü maddesi hükmü gereği damga vergisi hesaplanmalıdır.

Asıl sözleşme bedelinde bir artış olmaması halinde damga vergisi hesaplanmasına gerek yoktur.

Taraflar, eski sözleşme hükümleri ile ilişkilendirmeden ileriye dönük Türk Lirası bedelle yeni bir sözleşme düzenlemeleri halinde, sözleşme bedelinin tamamı üzerinden damga vergisi hesaplanması gerektiği malumdur.

Bazı görüşlerde, bu işlemin Cumhurbaşkanı Kararı ve bu konuda yayımlanmış Tebliğe göre zorunlu olarak bir değişim olduğu ve taraflar açısından artı bir katma değer yaratmadığı düşüncesiyle damga vergisine tabi tutulmaması gerektiği belirtilmişse de, böyle bir uygulama yapılabilmesi için Damga Vergisi Kanununda değişiklik yapılması gerektiği şüphesizdir. Bu nedenle, uygulamanın yukarıda bahsettiğimiz şekilde yapılması gerektiğini belirtmek isteriz.

Bilgilerinize sunarız.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.