English

KURUMSAL YÖNETİM İLKELERİ VE UYGULANMASI

Sirküler No: 2698

Kurumsal Yönetim kavramı çok geniş olup, tüzel kişilerin yönetim kurulu toplantılarının düzenli yapılmaması sebebiyle özet bilgi vermek istedik.

Kurumsal Yönetim: işletmelerin ve diğer organizasyonların adillik, sorumluluk, hesap verilebilirlik ve şeffaflık içinde yönetilmelerini sağlamaya yönelik tavsiye ve kurallar bütünü olarak tanımlanabilir.

Ülkemizde Sermaye Piyasası Kurulu tarafından öncesinde gönüllü uyum şeklinde halka açık şirketler için hayata geçirilen Kurumsal Yönetim uygulaması giderek bazı konularda zorunlu hale getirilmiştir. İlkelerin büyük bir kısmı ise halâ tavsiye niteliğindedir.

Ülkemizde halka açık olan olmayan tüm şirketler için elbirliği ile birlikte yönetim veya ortak akılla karşılıklı iletişim halinde yönetim için tavsiyeler getiren düzenlemelerin yapılmasında yarar bulunmaktadır. Kurumsal Yönetim ilkelerinin bireysel işletmelerden ikinci ve üçüncü nesil aile işletmelere kadar tüm işletmelerde uygulanacak yapıya kavuşturulması ihtiyacı doğmaktadır.

Ülkemizde faaliyet gösteren işletmelerin çoğunluğunun KOBİ ve bunların çoğunun da Aile İşletmesi denilen işletme türlerinden olduğundan işletmeler büyüklüklerine bakılmaksızın;

-Her hafta yönetim kurulu başkanı veya işverenin başkanlığında işleri planlamak üzere toplantı yapmalıdır.

-Toplantı sonucu alınan kararlar kayıt altına alınmalı ve bütün birim yöneticileri katılmalıdır.

-Bir sonraki toplantı bir öncekinin sonuçlarını izlemeli, işletmenin planı ortak akıl kullanılarak görüşülmeli ve katılımcılara özgür ifade imkânı sağlanmalıdır. Toplantı saygı, nezaket ve seviye esas alınmalı ve işletme kültürü yaratmaya katkı sağlamalıdır.

-Firma aile işletmesi ise, yöneticiler aile dışı kişilerden takviye edilmeli, ayırım yapılmamalıdır.

-Aile bireyleri yetenekleri varsa işte çalıştırılmalıdır. Aile bağı yeteneğin önüne geçmemelidir.

-Kamu kuruluşları, meslek örgütlerinden ücretsiz ama zorunlu eğitim ile şirket yöneticilerini eğitmeli ve eğitim sürekli olmalıdır alınan eğitimler şirket içinde tekrarlanmalıdır.

-Şirketlerde ortakların yönetimde yer almaları halinde mutlaka piyasa koşullarında emeklerinin karşılığı ödenmelidir. Kâr payı ücret veya serbest meslek gelir unsurları ortaklar için ayrılmalıdır.

-Ayrıca şirkette ortaklığı olan ama şirkette çalışmayan ortaklar ile şirketin sağlıklı ilişkisi için mutlaka kârın belirli bir oranı dağıtılmalıdır.

-Şirketin yönetici ve çalışanlarının iş dışında aidiyet duygusunu ve kurum kültürünü oluşturacak sosyal faaliyetler için bir araya getirilmesi gereklidir.

Yukarıda sayılan hususlar işletmelere dinamiklik kazandıracağı, ticari ömrünün uzatabileceği gibi milli servetin yok olmasına da önleyeceği hususunu hatırlatmak isteriz.

Bilgilerinize sunarız.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.