English

SERMAYEYE EKLENEN KÂR PAYININ TASFİYE SONUCU DAĞITIMINDA VERGİLENDİRME HUSUSU

Sirküler No:3102

Bilindiği üzere, Gelir Vergisi Kanunu’nun 94/1’inci maddesinin 6’nci bendinin (b-i) alt bendinde, tam mükellef kurumlar tarafından; tam mükellef gerçek kişilere, gelir ve kurumlar vergisi mükellefi olmayanlara ve bu vergilerden muaf olanlara dağıtılan, 75. maddenin ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde yazılı kâr paylarından tevkifat yapılacağı, kârın sermayeye eklenmesinin kâr dağıtımı sayılmayacağı belirtilmiştir.

Aynı Kanunun 75’inci maddesinin ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde ise; her nevi hisse senetlerinin kâr paylarının, iştirak hisselerinden doğan kazançların ve kurumların idare meclisi başkan ve üyelerine verilen kâr paylarının kaynağı ne olursa olsun menkul sermaye iradı sayılacağı öngörülmüştür.

Diğer taraftan 1 Sıra No’lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin dağıtılan kâr paylarında vergi kesintisi başlıklı 15/6-1 bölümünde, tam mükellef kurumlarca kârın dağıtılmayıp şirket sermayesine eklenmesine karar verilmesi halinde, kârın sermayeye eklenmesi kâr dağıtımı sayılmadığından, sermayeye ilave edilen bu tutar üzerinden vergi kesintisi yapılmayacaktır.

Hükmüne yer verilmiştir.

Şirketin önceki yıllara ilişkin kârın sermayeye eklendiği tasfiye aşamasında ortaklara dağıtılması sonucu ihtirazi kayıtla vermiş olduğu muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk ettirilen gelir vergisinin iadesi yönünden yargı yoluna başvurduğu vergi mahkemesinde redde ilişkin kararını üst yargı merciinde temyiz talebinde bulunulmuştur.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı tarafından verilen Esas No:2016/4386, Karar No: 2019/292 sayılı Kararında ise;

Önceki yıllarda şirket sermayesine eklenmiş olan geçmiş yıl kârlarının, şirketin tasfiye edilmesi sebebiyle ortaklara dağıtılması durumunda kâr dağıtımına bağlı vergi kesintisi yapılacağı, ödenmiş sermayenin ortaklara dağıtılması durumunda ise vergi kesintisi yapılmayacağı hükmü gereği, şirketlerin mali bünyelerini kuvvetlendirmeye yönelik olarak kârların dağıtılmayıp şirket sermayesine ilave etmelerinin amaçlandığı, tasfiyeye gire şirnketin mali bünyesinin güçlendirmesine gerek bulunmadığından geçmiş yıllarda elde edilen ve ortaklara dağıtmamak suretiyle kesintiye uğramayan kârların tasfiye aşamasında ortaklara dağıtılması halinde vergi kesintisine tabi tutulmaması gerektiği görüşüyle,

Şirketlerin tasfiye işlemlerinin tamamlanması, tasfiye kârının ortaklara dağıtılarak gelir (stopaj) vergisinin ödenmesinin ardından tasfiye sonucu geri verilen sermaye paylarından dağıtılmayıp sermayeye eklenen kâr payını ayrıştırıp vergilendirmenin, Yasa’nın kârın sermayeye eklenmesinin kâr dağıtımı sayılmayacağı yönündeki hükmüne ve amacına aykırı olacağı, Yasa’da öngörülmeyen bir hususun tebliğ, sirküler, özelge gibi idari işlemlerle vergilendirilmesinin mümkün olmadığı yönünde karar vermiş bulunmaktadır.

Tam mükellef kurumların geçmiş yıllarda elde edilen ve ortaklara dağıtmayıp sermayeye eklenen kârların tasfiye işleminde dağıtılması halinde tevkifat yapılması yönünde idare uygulamasının devam ettiğini hatırlatmak isteriz.

Bilgilerinize sunar, sağlıklı günler dileriz.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.