English

Çalışırken Kıdem Tazminatı Ödenmesi

Sirküler No: 1716

Kıdem tazminatı ile ilgili tüm bilgiler 422, 591, 1292, 1383, 1385, 1428, 1531, 1542, 1595, 1598 ve 1630 nolu sirkülerimizde mevcut olup, ayrıca aşağıdaki açıklamaların yapılmasına gerek duyulmuştur.

Kıdem tazminatı 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14’üncü maddesine göre en az bir tam yıl çalışma süresini dolduran işçinin hizmet akdinin kanunda öngörülen nedenlerden biriyle sona ermesi halinde, çalışılan her yıl için 30 gün olmak üzere, işçiye yahut mirasçılarına yapılan bir ödemedir.

İş sözleşmesi devam ederken kıdem tazminatı ödenmesi çalışma hayatında karşımıza çıkan ve ileride işçi-işveren arasında önemli anlaşmazlıklara sebebiyet veren bir konudur. İşçilerden kredi kartı borcu ödenmesi, çocuğunun eğitim harcaması, çocuğunun evlenmesi, konut veya araba alınması vs. gibi ekonomik nedenlerle kıdem tazminatı talepleri gelebiliyor. İleride de bu durumlarda sorun yaşanabilmektedir.

Kanunun anılan maddesinde kıdem tazminatına hak kazanabilmek için gerçekleşmesi gerekli koşulların başında hizmet aktinin 14. üncü maddede açıkça belirlenen sebeplerle işveren ya da işçi tarafından feshedilmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması koşulu yer almaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da hizmet ilişkisini doğuran hizmet akti feshedilmeden ya da işçinin ölümü ile son bulmada kıdem tazminatı hakkının doğması mümkün değildir.

İşçinin yukarıdaki ekonomik gerekçelerle işverenden kıdem tazminatını alarak çalışmaya devam etmesi kıdem tazminatına hak kazanılan bir durum değildir.
İş ilişkisi devam ederken işçiye (1475/14.üncü madde dışında) kıdem tazminatı adıyla bir ödeme yapılması Yargıtay’ın istikrar kazanmış uygulamasında avans olarak kabul edilmiş olup, bir tazminat ödemesi söz konusu değildir.

1475 sayılı İş Kanunu’nun 14 nci maddesine göre “Aynı kıdem süresi için bir defadan fazla kıdem tazminatı veya ikramiye ödenmez.” hükmü yer almaktadır.

Hüküm gereğince bir işçinin çalıştığı süreye ilişkin kıdem tazminatı alacağı 4857/14.üncü maddesine uygun ödenerek, kıdem tazminatı alacağı tasfiye edildiğinde, tekrar aynı işyerine veya işverenin başka bir işyerine girmesi halinde, bu eski sürenin kıdem tazminatının hesaplanması sırasında, “Aynı kıdem süresi için bir defadan fazla kıdem tazminatı ve ikramiye ödenmez.” hükmü dikkate alınmaması gerekir.

İşçinin iş sözleşmesinin fiilen fesih edilmemesine rağmen, kayıtlar üzerinde iş sözleşmesinin fesih edildiği işlemlerinde, (Bir gün önce fesih, ertesi günü tekrar giriş işleminin yapılması durumunda) gerçek bir fesihten söz edilemeyeceğine göre, ödenmiş olan kıdem tazminatının avans kabul edilerek, işçinin fesih öncesi ve sonrası tüm çalışma sürelerinin toplamı üzerinden kıdem tazminatı hesaplandıktan sonra, daha önce ödenmiş olan avans niteliğindeki kıdem tazminatı tutarının düşüldükten sonra bakiye kıdem tazminatının ödenmesi gerekmektedir.

Yukarıdaki açıklamalar kapsamında işveren ve yetkilileri tarafından 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. inci maddesindeki şartlar dışında ekonomik gerekçeler ile çalışanlarına tazminat ödememelerini öneririz.

Bilgilerinize sunarız.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız