English

TİCARİ KAZANCIN EN ÖNEMLİ UNSURLARI DEVAMLILIK VE KÂR AMACI İLE YAPILMASIDIR

Sirküler No: 2266

193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 37 inci maddesinde, her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu, ticari faaliyetin kapsamının belirlenmesinde Ticaret Kanunu hükümlerine göre, ticari maksatla yapılan bütün muamele, fiil ve işlerin ticari işler olduğu ifade edilmiştir.

Ticaret Sicil Kanununun 14’üncü maddesinin ikinci fıkrasında ise, bir gelir sağlamayı hedef tutmayan ve devamlı olmayan faaliyetlerin ticari işletme sayılmayacağı belirtilerek, buna göre bir faaliyetin ticari faaliyet sayılabilmesi için ticari amaçla yapılması ve süreklilik göstermesi gerekmektedir.

Yine Gelir Vergisi Kanunu’nun 80 inci maddesinde ise; arızi olarak ticari muamelelerin icrasından veya bu nitelikteki muamelelerden elde edilen kazançlar diğer kazanç ve iratlar olarak nitelendirilmiştir.

Ticari kazanç ile arızi kazançta ortak unsur, ticari amaç olduğu ayırıcı ölçüsünün ise; arızi kazançta süreklilik taşımaması önem arz etmektedir.

Bu nedenle, gayrimenkul veya araç alım, satım işlemlerinde devamlılık niyetinin bulunması ve kazanç elde etme amacıyla yapılmış olma şartlarının birlikte bulunması halinde elde edilen kazancın ticari kazanç olarak değerlendirilmesi vergi dairesinde mükellefiyet tesis ettirilerek düzenli olarak kdv, muhtasar, geçici ve yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmesi gerekir.

Süreklilik taşımayan gelir elde edilmesi halinde ise; diğer kazanç ve iratlar içerisinde değer artışı kazancı  olarak değerlendirilmesi gerekecektir.

Bu bilgiler ışığında; vergi kanunlarımıza göre ,vergi mükellefi olmayan bir gerçek kişi bir sene içerisinde 2 adet gayrimenkul veya oto v.b  mal satmak veya 2 sene üst üste gayrimenkul veya oto v.b mal satmanın sürekli olduğu sayılmaktadır. Böyle durumda mükellefiyet tescil ettirilmezse inceleme ve sonucunda vergi ve ceza ile karşılaşılmaktadır.

Bilgilerinize sunarız.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.