English

Sonradan beyan edilen, tarh edilen KDV ve sorumlu sıfatıyla ödenen KDV ile ÖTV’ nin indirilememesi

KDV’ nin indirilememesi;

– Katma Değer Vergisi Kanununun 29/1 inci maddesinde, mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisi ile ithal olunan mal ve hizmetler dolayısıyla ödenen KDV yi indirebilecekleri,

– Aynı maddenin 3 üncü bendinde, indirim hakkının vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabileceği,

– 34/1 inci maddesinde yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait KDV nin, alış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinden ayrıca gösterilmek ve bu vesikalar kanuni defterlere kaydedilmek şartıyla indirilebileceği,

Hükümleri,

49 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği’ nin (B) bölümünde;

Katma Değer Vergisi Kanununun 29 ve 34. maddeleri gereğince, mükellefler yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, faaliyetlerine ilişkin olarak yüklendikleri katma değer vergisini indirebilmektedirler.

Buna göre, aynı Kanunun 9. maddesi gereğince sorumlu sıfatıyla ödenen katma değer vergisinin, 2 no.lu katma değer vergisi beyannamelerine dayanılarak indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır.

Sorumlu sıfatıyla beyanın hiç yapılmadığının veya eksik yapıldığının tespiti üzerine bu vergilerin ikmalen veya re’sen tarh edilmesi halinde de tarh edilen vergi aslı indirim konusu yapılabilecektir. İndirim, ikmalen veya re’sen tarh edilen vergi aslının vergi dairesine ödenmesi ve ödemenin gerçekleştiği takvim yılı aşılmaması şartıyla kanuni defterlere kaydedildiği dönemde, I numaralı katma değer vergisi beyannamesi ile yapılacaktır.

açıklaması yer almakta iken tebliğin bu bölümü 117 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğ ile yürürlükten kaldırılmıştır.

– Gerek Maliye Bakanlığı gerekse Gümrük ve Ticaret Bakanlığı müfettişlerince yapılan incelemeler sonucu düzenlenen raporlar gereğince eski dönemlerle ilgili cezalı katma değer vergileri tarh edilmekte ve kesinleşmesini takiben mükelleflerce ödenmektedir.

– Konu ile ilgili Gelir İdaresi Başkanlığınca verilen özelgelerde de, yukarıdaki Kanun hükmü gerekçe gösterilerek, vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu yıl geçtikten sonra bu şekilde sonradan ödenen katma değer vergilerinin indirimin mümkün olamayacağı belirtilmektedir.

Bu çerçevede, kanuni süresi ve vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı geçtikten sonra;

– 2 No.lu Katma Değer Vergisi Beyannamesi ile beyan edilerek ödenen KDV’ nin,

– Yapılan incelemeler sonucu cezalı tarh edilerek kesinleşmesinden sonra ödenen KDV’  nin

İndirimi mümkün olamayacağından durumuna göre gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınması gerekmektedir.

-Vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu yıl içinde bu türden katma değer vergisi ödemeleri olduğu takdirde, takvim yılı aşılmamak şartıyla indirimi mümkün bulunmaktadır.

ÖTV’ nin indirilememesi;

Diğer taraftan, 1 Seri No.lu Özel Tüketim Vergisi Kanunu Genel Tebliğinin “14 Vergi İndirimi” başlıklı bölümünde;

ÖTV Kanununun 9 uncu maddesiyle, vergiye tabi malların, yer aldığı listedeki başka bir malın imalinde kullanılması halinde ödenen verginin, ödenecek vergiden indirilmesi suretiyle ÖTV’nin her mal için bir kez uygulanması öngörülmüştür. Örneğin; (I) sayılı listede yer alan baz yağın ÖTV mükellefinden satın alınmasında ödenen vergi, bundan imal edilen madeni yağın teslimi dolayısıyla vergi dairesine beyan edilip ödenecek olan vergiden indirilecektir. İthal edilen baz yağın madeni yağ imalinde kullanılması halinde ise, ÖTV Kanununun 2 nci maddesinin 3 numaralı fıkrasının (a) bendi hükmü uyarınca ÖTV hesaplanmayacağından, imal edilen madeni yağın tesliminde ödenecek ÖTV’den bir indirim yapılması söz konusu olmayacaktır.

açıklamasına yer verilmiştir.

Buna göre, mükelleflerce satın alınan mala ilişkin ödenen özel tüketim vergisi ancak, bu mallardan imal edilen malın satışında hesaplanan vergiden indirim konusu yapılabilecektir. Dolaysıyla, satın alınan mal imalatta kullanılmış ve ondan imal edilen malda satılmışsa, satış döneminden sonraki tarihlerde alınan hammadde ile ilgili noksan ödenen ÖTV’ nin telafisi amacıyla  ödenen kısmın indirimi mümkün değildir. Bu şekilde ödenen özel tüketim vergilerinin maliyet unsuru olarak dikkate alınması gerekmektedir.

Şerif ARI

Yeminli Mali Müşavir